Projeler

Acil Müdahale Merkezlerinin Kurulması Projesi
Türk Acil Müdahale Sorumluluk Sahalarında, petrol veya diğer zararlı maddelerin kaza ve diğer olaylar sonucu denize dökülmesinden oluşacak kirlenmeye karşı mücadele; yeterli imkan, kabiliyet ve personelle donatılmış ve optimum sayı ve yerlerde konuşlandırılmış acil müdahale merkezlerinin kurulması ile mümkündür. Bu maksatla kurulacak acil müdahale merkezlerinin etkin olarak kurulması ve işletilmesi için, hangi deniz ve kıyı alanlarının petrol ve diğer zararlı maddelere karşı hassas olduğu, riskin seviyesi, korunması gereken deniz ve kıyı alanları, buralardaki doğal kaynaklarımız ile kıyı tesisleri, muhtemel kirlilik sebepleri ve özellikleri, kirliliğin olaydan sonraki müdahale aşamasında muhtemel hareketi ve buna tesir edecek sabit ve değişken etkenler ile buna benzer diğer hususlar incelenmeli ve dikkate alınmalıdır. Acil Müdahale Merkezlerinin Oluşturulması ve Denizlerimizde Mevcut Durumun Tespiti Projesi, bu hususların bilimsel olarak incelenmesi ve acil müdahale merkezlerinin kurulmasına temel oluşturulması amacı ile hazırlanmıştır.
Türk Acil Müdahale Sorumluluk Sahalarında petrol veya benzeri zararlı ve tehlikeli maddelerin dökülmesinden oluşacak kirlenmeye karşı korunma seviyesi ve bunun için kullanılacak ekipmanın belirlenmesi planlama yönünden çok önemlidir. Kirliliğe karşı mücadele, bu alanlarla sınırlı olmayan; balıkçı limanları, turizm ve dinlenme bölgeleri, kültürel ve arkeolojik değeri olan bölgeler, insan yerleşimleri, koruma sahaları ve önemli doğal alanlar (örneğin kıyı sulak alanları, deniz kaplumbağası üreme kumsalları) gibi duyarlı alanlarda kirlenme tehdidinin ortadan kaldırması veya azaltması olarak düşünülmelidir.
Projenin hedefi, petrol ve diğer zararlı maddelerle meydana gelebilecek deniz kirlenmesine müdahale edecek acil müdahale merkezleri için en uygun sayı, konuşlanma, yer, araç, ekipman, malzeme ve personel ile kirlenmeye müdahale için en uygun yöntemleri ve buna yönelik eğitim metodlarını belirlemek, deniz çevresinin ve kıyılarının bu maddelerle kirlenmesine karşı hassasiyetlerini ve acil durumlarda alınacak tedbirler ile deniz ortamını kirletici bu maddelerin etkilerini içeren bir veri tabanı oluşturarak müdahalede etkinliği artırmaktır. Söz konusu veri tabanı Coğrafi Bilgi Sistemi içinde yer almakta, petrol ve diğer zararlı maddelerden kaynaklı kirliliğin yayılım modelleri de yine aynı sistem içinde çalışmaktadır. Kısaca proje kapsamında elde edilen tüm veriler Coğrafi Bilgi Sisteminde bir karar destek sistemi ile beraber çalışmakta acil bir durumda karar vericilerin bir çok veriyi bir anda yorumlayabilmesini, dolayısı ile etkin ve doğru müdahaleyi yapmasını sağlamaktadır. Söz konusu Coğrafi Bilgi Sistemi TÜBİTAK MAM tarafından geliştirilmiş ve Ekim 2009 yılında Bakanlığımız AAKKM binasına kurulmuştur. Ulusal acil müdahale merkezi tamamlandığında ise sistem merkezin kurulacağı alana taşınacaktır.
Proje dahilinde kıyılarımıza ait hava fotoğrafları Genelkurmay Başkanlığı tarafından çekilmiştir.
Türk sahillerinde ve Türk sularında duyarlılık haritaları oluşturarak riskli ve az riskli bölgeler belirlenmiş ve bu çalışmalar sonucunda bir risk yönetim sistemi oluşturulmuştur.
Denizlerimizin mevcut kirlilik durumu ve kıyılarımızdaki çevresel açıdan hassas alanlar belirlenmiş, çevresel açıdan hassas haritalandırma tamamlanmıştır.Ayrıca Amerika Birleşik Devletleri’nde yapılan bir seminerde sistemimiz genel olarak tanıtılmış ve dünyada böyle kapsamlı bir sistemin sadece beş ülkede bulunduğu bu hususta ülkemizi tebrik ettikleri TÜBİTAK MAM tarafından Bakanlığımıza iletilmiştir.

Coğrafi Bilgi Sistemleri
Acil Müdahale Merkezlerinin Kurulması Projesi kapsamında tüm deniz ve kıyı alanlarımıza ait veriler sistem içinde yer almıştır.

http://cbs.denizcilik.gov.tr/KBYST/ adresinden kıyı ve deniz alanlarımıza ait bilgilere ulaşılabilmektedir.
CleanSeaNet
Uydular vasıtası ile alınan görüntüler Avrupa Deniz Güvenliği Ajansı tarafından işlenmektedir. Yapılan deniz kirliliği ve kirliliği yapan gemi tespit edilerek elde edilen bilgiler bir kirlilik raporu haline getirilmekte ve kirliliğin gerçekleştiği ülkeye 30 dakika içinde gönderilmektedir.

İhbarlar Türkiye'de Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı'nın Ana Arama Kurtarma ve Koordinasyon Merkezine gelmektedir. AAKKM bu ihbarlar kapsamında şüpheli gemiyi takip altına almakta ve durum Deniz Çevresi ve Turizm Daire Başkanlığı'na iletilmektedir.

Şüpheli gemi ile ilgili tüm bilgiler AIS (Otomatik Tanımlama Sistemi) sistemi ile algılanabilmekte olup, geminin adı, IMO numarası, rotası, hızı, gideceği liman, limana varacağı süre gibi bilgiler belirlenebilmektedir.

Ayrıca, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı'nın vereceği talimat doğrultusunda geminin yaptığı kirlilik Sahil Güvenlik Komutanlığı botları tarafından yerinde gözlemlenmekte ve gerekli koşullarda numune alınmaktadır.

Gemi ilk yanaştığı limanda Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı yetkilileri tarafından denetlenmekte ve yaptığı kirlilik kapsamında idari para cezasına çarptırılmakta yada Liman Devleti kontrolleri kapsamında tutulmaktadır.

Ulusal mevzuatımıza göre denizi kirleten gemilere gross tonajına göre 5 000 ile 120 000 TL arasında ceza verilebilmektedir.

Uydu görüntüleri radar sinyalleri ile oluşturulmaktadır. Bu sayede sis, bulut olma durumu gibi hava koşulları yada gündüz veya gece olma durumu uydu görüntülerinin alınmasına engel teşkil etmemektedir. Her koşulda ve her saatte kirlilik ve kirlilik kaynağı olan gemi tespit edilebilmektedir.

Uydu görüntülerinin hangi bölgede hangi sıklıkta alınabileceği Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı kararına göre belirlenmekte olup, deniz trafiğinin yoğun olduğu bölgeler daha sıklıkla incelenebilmektedir.

Türkiye kıyılarında kirlilik yapıp da başka ülke limanlarına giden gemilerin takibi de yapılmaktadır. Bu kapsamda kirlilik yaptığı tespit edilen geminin gittiği ülkelere ihbar yapılmaktadır. Benzer şekilde başka ülkelerde kirlilik yapıp Türkiye'ye gelen gemiler de limanlarımızda denetlenmektedir.

EMSA ile işbirliği ilk olarak Bükreş Sözleşmesi (Karadeniz'in Kirliliğe Karşı Korunması Sözleşmesi) kapsamında faaliyetler yürüten Karadeniz Komisyonu tarafından başlatılan MONINFO projesi kapsamında başlamıştır.

MONINFO Projesi ile Karadeniz'de gemi kaynaklı petrol kirliliği riskinin en aza indirgenmesi konusunda kıyıdaş ülkeler arasında işbirliği araçları geliştirilmeye çalışılmaktadır. Bu araçlardan en önemlilerinden olan deniz kirliliğinin uydular ile izlenmesi hususunda EMSA ile yapılan işbirliği çalışmasıdır.